Kişisel gezi siteme hoşgeldiniz. Burada fırsat buldukça yapmış olduğum gezilerle ilgili bi takım gezi notlarımı okuyabilirsiniz. Dilerseniz yorumlarınız ile bana destek olabilirsiniz.

Mavi Notlar

Şu bilgisayarıma format atmayı başarırsam size Yuvarlakçay daki treking maceramızı anlatacağım ama fotoğrafları yükleyemiyorum ki... Az bekleyin... Zaten hala bacaklarım ağrıyor kendime gelemedim.

Telif

Mavi Elmas Her Hakkı Saklıdır © 2010. Yayınlanan her türlü resim, bilgi, doküman izinsiz kullanılamaz.

ZİYARET SAYACI

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
Haftasonu Akyaka PDF Yazdır E-posta
Cumartesi, 27 Eylül 2008 09:09

ImageGeçen haftasonu dostlarla Turkuaz ve Çağıl ile buluşmak için Muğla çevresinden Akyaka yöresini seçtik. Hem Muğla Marmaris arasının uzun mesafe olması ve saatin öğleden sonralarını göstermesi nedeniyle zamandan kazanmak için "iki yerin orta noktası olsun" dedik.

-Bir daha Muğla Marmaris ortasında kalan bir yer denildiğinde haritaya bakacağım. Nasıl orta nokta anlamadım 42 km. yol gittim birde dönüşü 84 km.-

 

 

Akyaka da ilk dikkatimi çeken yeşillikler içindeki evler oldu. Güzel mimari örnekleri sergileyen evlerde bu doğa güzelliğinde yaşayan insanların olduğunu düşünmek içimin hafif bir hasetle kavrulmasına neden oldu. Bazılarımız şanslı doğuyor. Plaj boyu yaptığım keyifli yolculuk ve ara ara gördüğüm birkaç insanla yaptığım kücük muhabbetler yürüyüş yolunun sonunda vardığım sahilin bitimindeki orman alınına varmamı normalden biraz geciktirdi.

Cerenle yaptığımız kısa gezinti bize çok keyif verdi. Hafif bir rüzgar vardı ama bu çok iyi geldi. Türkiyenin büyük bölümü yağmura ve soğuğa teslim olurken şimdilik biz sadece hafif yağmış yağmur ve güneşin bunaltıcı havasını yok eden esintilerle idare ediyoruz.


Akyaka’nın içinden Azmak deresi geçiyor. Şırıl şırıl akan ve içinde ördeklerin, kazların yüzdüğü dere kimi otellerin, evlerin bahçesinden geçip güzel ve keyifli görüntüler oluşturuyor. Ceren yavru ördeklerin peşine düştü, bizde doğal olarak Cerenin peşine..Tekneyle Azmak turu yapma imkanı da var.  Bir dahak erken gelip bu tura katılacağım. 

 

 

Denizi biraz dalgalı ve suyu bulanıktı. Bilmiyorum her zaman böyle mi yoksa mevsimden kaynaklanan bir şey mi. Turkuazın söylediğine göre genelde duru bir denizi varmış. Git git boyunu geçmeyen bir derinliği var. Açılmayı sevmeyenler için ideal. Denize girmedim ama oturduğum yerden denize girenleri ve su tenisi oynayanları seyrettim. Buralarda denize girmek için en iyi ay Eylül ayı sanırım. 

 


Akşam yemeği için kıyıya demirlemiş teknelerden birinde balık yemeği tercih ettik. Denizin durgun sularında hafif dalgalar eşliğinde salınan teknede keyifli bir yemek oldu bizim için. Eh güzel bayanlar, keyifli sohbetler, göz dolduran bir yörede olunca zaman nasıl akıp gidiyor anlamıyorsun bile. Yemek sonrası da plaj kenarında dizilmiş cafelerden birinde birşeyler içmeK tercihimiz oldu. Gördüğüm kadarıyla Akyaka öyle pahalı bir tatil mekanı değil. Yarım litre suya 5 lira ödenen onca yeri gördükten sonra oldukça uygun geldi bana yediğimiz içtiğimiz.

Küçük bir yer olduğu için kışın hayat yoktur diye tahmin ediyordum ama kışın da canlı müzik yapan yerler varmış. Muğla içinde pek hareket olmadığı için üniversite gençliğinin akşamları tercih ettiği bir yer haline gelmiş.



Akyaka’nın güzelliğine sakinliğine, doğallığına bakınca insan ister istemez düşünüyor. Nasıl bir zihniyete sahibiz ki böyle bir güzelliğin karşısında termik santral tartışmaları yapıyoruz. 

 

Yorum ekle


Joomla SEF URLs by Artio
VALID CSS   |   VALID XHTML