Yedik-İçtik-Aldık
Marmara
Ege
İç Anadolu
Akdeniz
G.Doğu Anadolu
Karadeniz
Mağaralar
Doğa Aktiviteleri
| Dalış/Scuba |
| Deniz İzciliği |
| Çadır Kamp |
| At Sırtında |
| Treking |
Yol Hikayeleri
Yaşamdan
Son Yorumlar
- değirmendere dört yol kokorec inanın tek gecerim b...
16.05.12 15:25
Yazan adinc - arkadaşlar onu bunu bilmem cok yerde kokorec yedim...
16.05.12 15:22
Yazan adinc - Evet Memet. ne yazık ki bu kötü haberi dün aldım. ...
15.05.12 11:29
Yazan Mavi Elmas
ZİYARET SAYACI







Neden Geziyorum?
Ülkemizin toprakları o kadar kıymetli ki, hem muhteşem bir doğaya sahip müthiş güzellikler sergiliyor bize ve tarihte o kadar önemli kentleri, o kadar önemli olayları bünyesinde barındırmış ki her yeri gezerken ayrı bir tarih, ayrı bir doku hissediyorsun.
Su Altında
Bu sefer su altına sizleride götüreyim, tek çekimlik fotoğraf makinasıyla yapılan denemelerimizi paylaşayım istedim...Bambaşka bir dünya, başbaşka hisler.. Fazla söze gerek yok.. siz de denemek istermisiniz?
| Kızkalesi ve Korykos Antik Kenti |
|
|
|
| Cumartesi, 16 Temmuz 2011 15:00 | |||
|
Hikaye size de tanıdık geldi mi? İstanbul'daki Kızkulesinin hikayesi ile aynı. Kahin, kule ve sepetten çıkan yılan.. Anadolu pek çok yerde aynı efsanelerle karşılaşabiliyorsunuz zaten. Bende oturduğum yerden kız kalesini seyredip bu hikayenin İstanbul'daki kuleye mi yoksa karşımdaki adacığa mı yakıştığını düşünüp durdum. Doğrusunu isterseniz İstanbul Kızkulesine daha çok yakışıyor. Şöyle bir düşününce karşımdaki kalenin denizden savunma nedeniyle yapılmış olduğu çok belli. Boydan boya kale ve tam sekiz tane kulesi var. Oysa İstanbul Kızkulesinin ise hiç öyle bir havası yok. Gerçekten bir genç kızı kapatmak için uygun bir yer gibi görünüyor. (Tepeden Korykos Antik Şehri) (Korykos Antik Şehri) Eski zamanda yaşayan sakinleri tarafından anlatılan bu efsane denizdeki kalenin Kızkalesi adını almasına sebep olmuş. Kızkalesini sadece bir ada diye bilirdim ama işin gerçeği öyle değilmiş. Korykos Antik kenti tam bizim bahsettiğimiz adacığın karşısında kalıyor. Yani bir Karada bulunan kale, bir de denizde bulunan deniz kalesi mevcut. Ana karadaki kale ile denizdeki ada üzerindeki kale karşılıklı duruyorlar. Ne hikmetse ikisini ayrı ayrı çekmişim ama aynı kareye sığdırmamışım. Ünlü tarihçi Heredot bu kenti Gorges adlı kıbrıslı bir prens kurmuş. Eh bu güne kadar Heredotun pek çok yazdığına inandığımıza göre buna da inanıyoruz. M.Ö. 4. yüzyıl kadar eski bir dönemde Seleukos Nikador Silifkeyi kurunca burayıda yönetimi altına almış. Kalenin içinde kiliseler, su kemerleri, zamanında üzürende gezilen yollar, lahit parçaları hala duruyor. Ama köprüden eser yok. Tıpkı ortaçağ kaleleri gibi etrafı hendekle çevrili ve açılır kapanır bir köprü ile giriş çıkış sağlanıyormuş.
Kızkalesi Kızkalesi denilen yer aslında bu Korykos sahil kalesinin hemen 200 metre açığında bulunan küçük adacığın üzerindeki kale. Kalenin büyük bir bölümü hala ayakta. Karadan oldukça sağlam görünüyor. Korykos şehrine denizden gelecek bir saldırıyı önlemek için yapıldığı ve içinde de bir sarayın olduğu biliniyor. Bizim yılanın sokup öldürdüğü prenses de bu sarayda yaşamış heralde.Ayrıca bana ilginç gelen karadaki kale ile ada üzerindeki kale arasında denizde bir köprü gibi bir bağlantı yapılmış. Ve şu andada bu köprünün izleri denizin altında görülebilirmiş. Bu adacık zamanla Mersin ilinin simgesi haline gelmiş ve etrafı da turistik bir belde olup günümüze kadar gelmiş.
Bana Kızkalesinin yöre olarak turizmin yoğun yaşandığı diğer Akdeniz şehirlerinden daha sessiz sakin ve huzurlu olduğunu söylemişlerdi. Bunu söyleyenler halt yemiş. Ya sakinlik ve huzur kavramları benimkinden farklı ya da buraya bir kaç on yıl önce gelmişlerdi. Çünkü benim gördüğüm sahilde iğne atsan yere düşmeyecek bir kalabalık vardı. Yüzmek istedim ama kendime sakin bir yer bulamadım. Bu kalabalığın içinde kaybolan iğnelerden biri olmak da istemedim açıkçası. Halbuki gözüme hoş gelen geniş bir kumsalı var. Birde oldukça sığ gibi geldi bana. Denizin içinde yürü babam yürü yapan insanlar vardı. Ben 'yürü babam yürü' değil 'açıl babam açıl' yapmayı sevenlerdenim.
Kızkalesi tepeden görünüş
Korykos Antik şehri ve Kızkalesi Sahilde oturduk dinlenmek erbabında kalabalığın içinde insan sesinin çıkarmış olduğu gürültüyü dinleye dinleye kızkalesini seyrettik. Bu arada yukarıda gördüğünüz iki resmi internetten buldum. Normalde kendi fotoğraflarım dışında fotoğraf kullanmasamda özellikle tepeden çekmek imkanım olmadığından arada bir başkalarına ait fotoğrafları kullanmak durumunda kalıyorum. Kızkalesinin içini gezmediğimden yansıtamadım, Korykos Antik şehrini gezerken ise şarjım bitmişti. Sahildeki motorlardan birine atlayıp kaleye geçelim dedik ama sıra bize ne zaman gelir belli değil. Motorlar vızır vızır işliyor. En iyisi acıkan karnımızı doyuralım ve kızkalesini gece ışıkları altında izleyelim derken zihnimde parlak bir ışık şişşekler halinde çakmaya başladı. Sakinlik, huzur, nefis balık lokantaları ve en önemlisi "üç güzeller mozaiği"...Bu size bir anlam ifade ediyor mu?? Bana ediyor..Haritayı çıkarıp masanın üzerine yaydım. Kafamdaki yere gidip hem dinlenmek hem de sessiz sakin zaman geçirmek istiyorum ama araba kullanmaktan yorulan Göksel'e de nasıl söyleyeceğimi düşünüyorum. Daha ben çantama uzanır uzanmaz haritayı gören Göksel, sandalyesinde iyice yayılmış gözleri yarı kapalı bir halde "çok uzak olmasın" deyince anladım ki sıcak altında yaptığımız Adamkayalar gezisi ardından Kızkalesindeki kalabalık onu da sıkmış. Gülümseyerek yeni hedefimizi söyledim.. Hadi bakalım tahmin edin neresi =))
|






"Korikos'ta yaşayan Krallardan biri, bir kız çocuğu olsun diye gece gündüz Tanrıya yakarmaktadır. Sonunda dileği yerine gelir ve kız büyüdükçe güzelliği ve yardımseverliği ile herkesin sevgisini kazanır.






