|
Cumartesi, 30 Ağustos 2008 09:29 |
|
Sen herşeysin.. Çok şey söylendi hakkında çok şey denildi...Şehitler diyarı denildi.. Aynalı çarşı denildi.. Abideler denildi..Saat kulesi denildi... Ama bu kadar değilsin ben biliyorum.. kimse bakmadı sana benim gibi.. kimse görmedi seni ben gibi. Her sokağına adımlarımı kazımak istediğim, her evinin duvarına parmaklarımla dokunduğum şehir. Fotoğraf makinamla yaşama sabitlemek istesemde, gözümün gördüğü güzelliği benim gördüğüm gibi yansıtmayı beceremediğim şehir. Ben farklı baktığım için bu kadar güzel bu şehir.
|
|
|
Salı, 27 Mayıs 2008 22:51 |
İçinde mutlu insanların yaşadıkları evler.. pencerelerinde sardunyaların sarktığı, fesleğenlerin balkonlarda mis gibi kokular yaydığı teraslar.. İçinde yaşadığımız yüksek , soğuk, gri beton binaları değil de hani şöyle iki katlı, bahçeli, komşuların birbirine pencereden seslendiği, birbirlerine sırtlarını dayamış evlerde yaşayan mutlu insanların yaşamını merak ederim hep. Her kapının ardı ayrı bir roman...
|
|
Pazar, 30 Mart 2008 10:20 |
|
Baharın gelmesiyle birlikte biz de F17 Fotoğraf grubu olarak kış boyu toplandığımız kapalı mekanlardan başımızı uzatmaya, makinalarımızı çıkarmaya başladık. Yeşil Çanakkale'nin daha da yeşermesi, doğa harikası şehrin çiçeklerinin tomurcuklara bürünmeye başlamasıyla kendimizi doğanın sıcak kollarına atma hevesine kapıldık. Bacaklarımızı yürüyüşlere alıştırma çalışmalarına da kendimize en yakın gördüğümüz Güzelyalı Karanlık liman arasını uygun gördük.
|
|
Cuma, 25 Mayıs 2007 20:35 |
|
Çanakkale İçinde Aynalı Çarsı,
Ana Ben Gidiyom Düşmana Karsı.
Of Gençliğim Eyvah.
Kim bilir kimler söyledi bu türküyü cephe gerisinde.. Sırtlarını siperlere dayamış, kimi zaman bir başına, kimi zaman bir ağızdan, hep beraber.. Yürekleri titrer miydi içtikleri sigaranın dumanı gibi.. Gözleri yaşarır mıydı?.. Hüzün dolaşır mıydı yüzlerinde..
|
|
Cuma, 18 Mayıs 2007 00:19 |
|
Çanakkale deyince akla ilk gelen şeyler Şehitlikler, Truva, peynir helvası, balık... Boğaz olması balığın bol çıkmasına neden oluyor. Lezzetli de buranın balığı. Haftada iki gün balık yemek olmazsa olmazlar arasında. Aslında İstanbul’da eskiden nasıl güzeldi Eminönü sahilinde balık ekmek yemek. Onun gibi olacak birkaç tekne, alacaksın balık ekmeğini Kilitbahir kalesine nazır yiyeceksin. Değme keyfine..
|
|
Perşembe, 03 Mayıs 2007 00:28 |
|

Rüzgarlı topraklardır insanı büyüleyen.. Her adımında ayrı bir güzellik, ayrı bir hava. Derin derin soluduğunuz havada kimi zaman denizin yosun kokan kokusunu, serin sularını hissedersiniz, kimi zaman doğayla baş başa kalıp yeşilin her bir tonunu zevkle izlersiniz...
|
|
Salı, 01 Mayıs 2007 00:05 |
|

Atikhisar barajından gördüğümüz kale kalıntılarını merak edip, yol boyu keşfe çıktığımızda kızım bir şarkı mırıldanmaya başladı.. "Ordaa bir köy var uzakta"...
Gerçektende tam karşımızda "Ne güzel! dağın tam ortasında köy, hadi gidelim" dedirtecek bir manzara vardı. Ama yolda sürpriz güzellikler bekliyordu bizi.
|
|
Pazar, 29 Nisan 2007 21:50 |
Bu Pazar biraz değişiklik yapıp deniz kenarından uzaklaşıp, geldiğimden beri hep niyet ettiğim ama bir türlü kısmet olmayan yerlerden birine gidelim dedik. Hem küçük bir tur hemde bir piknik havası. Ama yine su olacak tabi gittiğimiz yerde. Bu yüzden seçtiğimiz yer Atikhisar barajını oldu. Çanakkale gerçekten yeşili bol bir yer. Sadece birkaç km. yol alarak kendinizi yeşil bir dünyada bulabiliyorsunuz.
|
|
|
|
|
|