Yedik-İçtik-Aldık
Marmara
Ege
İç Anadolu
Akdeniz
G.Doğu Anadolu
Karadeniz
Mağaralar
Doğa Aktiviteleri
| Dalış/Scuba |
| Deniz İzciliği |
| Çadır Kamp |
| At Sırtında |
| Treking |
Yol Hikayeleri
Yaşamdan
Son Yorumlar
- değirmendere dört yol kokorec inanın tek gecerim b...
16.05.12 15:25
Yazan adinc - arkadaşlar onu bunu bilmem cok yerde kokorec yedim...
16.05.12 15:22
Yazan adinc - Evet Memet. ne yazık ki bu kötü haberi dün aldım. ...
15.05.12 11:29
Yazan Mavi Elmas
ZİYARET SAYACI







Neden Geziyorum?
Ülkemizin toprakları o kadar kıymetli ki, hem muhteşem bir doğaya sahip müthiş güzellikler sergiliyor bize ve tarihte o kadar önemli kentleri, o kadar önemli olayları bünyesinde barındırmış ki her yeri gezerken ayrı bir tarih, ayrı bir doku hissediyorsun.
Su Altında
Bu sefer su altına sizleride götüreyim, tek çekimlik fotoğraf makinasıyla yapılan denemelerimizi paylaşayım istedim...Bambaşka bir dünya, başbaşka hisler.. Fazla söze gerek yok.. siz de denemek istermisiniz?
| Eski evler |
|
|
|
| Salı, 27 Mayıs 2008 22:51 | |||
|
Size de olur mu? Evler, içlerinde yaşayan insanlarla her zaman ilgimi çekmiştir. Ne zaman camından yemek kokuları sokağa taşan, penceresinde yanan sarı ışıkları sokağı aydınlatan evleri görsem içimde bir dürtü oluşur. Başımı azıcık uzatsam baksam içeriye neyle karşılaşırım acaba? Neler oluyor o odalarda, o evlerde... Evin kadını ocak başında çorbasını karıştırıyor bir yandan koşturan çocuklarına koşmayın, yapmayın diye mi bağırıyor..Evin reisi elinde sarma sigarası bir dizi gögsüne çekik oturmuş tesbihini çekiyor.
Acaba nasıl yaşarlar o evlerde? Yer sofrası mı kurarlar yoksa masa başında mı otururlar.. Ne yerler ne içerler merak ederim.. Fakir sofraların ev ekmeği yanına pişmiş tarhana çorbası içerken, soğan kırarken, ekmeği yemeğin suyuna banıp banıp ağzına götüren minik elleri hayal ederim..
Kapıları düşünsenize.. Her kapının ne anıları var. Kimler girdi o kapıdan kimler vurdu kendini duyurmak için evin sahibine.. Araladığı kapıdan yürüyerek içeri girdiğinde kimler karşıladı "hoş geldin" dedi. Bu evler ki bacalarında ne dumanlar tütmüş, ne kuşlar yuva yapmıştır çatı kenarlarına.
Her evin bir yaşlısı olduğunu hayal ediyorum.. Sanki mutlaka olmalı bu evlerde bir babaanne, anneanne.. Başında beyaz başörtüsüyle oturmuştur mutlaka evin baş köşesinde.. Geniş balkonlarında dayandıkları sedirde yün örer, oyalar işlerler, teneke saksılarda mutlaka fesleğenleri, naneleri yetişirdi.
Bir de genç kızları vardır değil mi bu evlerin.. Pencereden büyük bir beklentiyle bakar yolu gözlerdi mutlaka. Heyecandan kalbi duracak gibi olur, yavuklusu geçtiğinde yüzü kızarır utangaç utangaç başını çevirir. Çeyiz yapar büyük hayallerle... Hele o sandıklar.. Ne çok severim eski sandığın ceviz kokusunu.. İçinden çıkan göz nurları, oyalar, patikler, bindallılar.. Binbir hayalle özene bezene yapılmış işlemeler..
Birbirlerine sırtlarını dayamış, hani bir felekat olsa hep beraber göğüsleriz dercesine destek olan, hani mahallenin köşesinde kücük bakkalı, manavı olan bir zamanlar sokaklarında sopa üzerinde at koşturan, tahta tabancalarla oyun oynayan oğlanlar, yere attıkları kilimin üzerine bir kaç bebekle evcilik oynayan kızların bulunduğu mahalleler.. Tahta, tekerlekli arabasını iteleyen, üzerinde naylon selelerin, çamaşır leğenlerinin olduğu evin hanımlarının başına üşüşüpte evin eski eşyasını verip hangi leğeni alabileceğini hesaplandığı alışverişler.. Nasıl dayanmıştır omuz omuza o evler, zamanın hezimetine uğramış, yaşlanmış çok yaşlanmışlar.
Not: Evlerin fotoğrafları Çanakkale Kilitbahir köyünde çekildi.
|






İçinde mutlu insanların yaşadıkları evler.. pencerelerinde sardunyaların sarktığı, fesleğenlerin balkonlarda mis gibi kokular yaydığı teraslar.. İçinde yaşadığımız yüksek , soğuk, gri beton binaları değil de hani şöyle iki katlı, bahçeli, komşuların birbirine pencereden seslendiği, birbirlerine sırtlarını dayamış evlerde yaşayan mutlu insanların yaşamını merak ederim hep. Her kapının ardı ayrı bir roman...






