Mavi Elmas

Sosyal Ağlar


Elmas'ın Haritası

Şu an taslak aşamada

Yedik-İçtik-Aldık

Son Yorumlar

Telif Hakkı

Mavi Elmas Her Hakkı Saklıdır © 2013. Yayınlanan her türlü resim, bilgi, doküman izinsiz kullanılamaz.

Kavurmacılar Köyü PDF Yazdır e-Posta
Perşembe, 23 Ağustos 2007 22:23

ImageÇok uzun yıllar önce bir baba ve kız yaşarmış Balıkesir'in Güre ilçesine bağlı Kavurmacılar köyünde. Kız güzel mi güzel dünya tatlısıymış. Köyün bütün delikanlıları isterlermiş bizim Sarıkız'ı. Ama Sarıkız hiç birine varmazmış. Derken babası askere gitmiş Sarıkız'ın. O zamanlar askerlik uzun tabi.. Bu zaman zarfında da Sarıkız bir başına yaşamış köyünde. Ama Sarıkız'a aşık delikanlılar dolanıp dururlarmış peşinde..

Sarıkız köyün delikanlılarına yüzvermeyip hiç birine varmayınca herkes merak etmiş neden istemediğini. Zaman içinde onu çekemeyenler dedikodu üretmeye başlamışlar. Babası askerden gelince duymuş bu dedikoduları asılsız iftiraları. Çok üzülmüş. Herkes baskı yapmaya başlamış ona. Namusunu temizle kızını öldür diye. Babasının üzerine yapılan baskılara dayanamayacağını anlayan ve bunu gören Sarıkız babasının işini kolaylaştırmak için en sonunda demiş ki 'Babacığım beni dağlarına götürürmüsün'  Önüne bir kaç kazını alıp babasıyla dağlara çıkmış. Kızını öldüremeyen nasılsa kurda kuşa yem olur diye onu orada bırakır ve köyüne döner.

O yıl hacca giden köylüler hac vazifelerini yapıp köye döndüklerinde sarıkızı anlatmaya başlamışlar. Çünkü herkes orada sarıkızı görmüş hac vazifesini yerine getirirken. Bunu duyan baba hemen dağlara çıkmış kızına bakmaya. Bir tepenin başında bulmuş Sarıkız’ı ve kaz larını. Biraz konuştuktan sonra namaz vakti gelince abdest almak istemiş babası. Biraz su istemiş kızından. Babası hazırlıklarını yaparken Sarıkız bir koşu testi getirmiş içinde suyuyla. Abdestini almaya başlayan baba ağzına alınca bakmış ki su tuzlu.

-Kızım demiş. Bu su tuzlu. Kusura bakma babacığım demiş Sarıkız. Acele ettim biraz. Denizden (Edremit körfezinden) aldım suyu. Ama sen Gürenin buz gibi kaynak sularından istersin değil mi demiş. Ve babasının gözü önünde bu sefer elini uzatmış ve Güre çayından almış suyu.

Kızının erdiğini anlayan baba namazını kılarken Sarıkız orda Hak’ın rahmetine kavuşmuş. Çünkü erenler ve Mevlaların yaşadıkları müddetçe bunun bilinmemesi gerekirmiş. Sarıkız’ın ölmesine çok üzülen baba onu orada gömerek kendini oradan ayrılmış ve tam karşısındaki tepeye geldiğinde oda orada ölmüş.  Bugün Sarıkız’ın bulunduğu tepeye Sarıkız tepesi, tam karşısındaki tepeye de baba tepe denilmektedir.

Güre’de Ali amcanın bize tarif ettiği, köyüm dediği Kavurmacılar köyü işte Sarıkız ve babasının yaşadığı bu köy. Köye geldiğimde sadece birkaç ev olduğunu fark ettim. Kapısının önünde oturmuş muhabbet eden yaşlı iki kişiyi görünce Allah’ın selamını verip hemen misafir oluverdik bahçesine. Kapı önüne oturduğu yere çöküverdik bizde.. Sıcak çayından içiverdik.

Ah bu eskilerle muhabbet etmek bir başka tatlı oluyor. Onları dinlemek, anılarını paylaşmak, eskiden ne zorluklarla yaşadıklarını öğrenmek.. Tabi konumuz yine Sarıkız oluyor. Her sene hayır yaparız yine var diyor teyzem. Pazar günü vereceğiz mutlaka gelin emi. Tabi dedim gelmez miyiz. Bir sene vermemişler hayırı. Tavuklu pilav, nohut, keşkek ve şerbet dağıtılırmış. Gölcük depreminin yaşandığı sene toplanan erzakı oraya göndermişler. Ah dedim teyzem bak o depremzedelerden biri benim. Kim bilir belki bende yemişimdir o pirinçle yapılan pilavdan. En büyük hayrı yapmışsınız. Teyzem mutlu oldu. Ama dedi bilirmisin o hayrı bir sene yapmadık burada felaket oldu. O sene çamur yağdı gökten resmen. Mahvolduk. Bu yüzden ne olursa olsun yapılır, yapılmalı..

'Eskiden Sarıkız tepesine yürüyerek giderdik bilirmisin' dedi. Şaşırdım. 'Ama çok yüksek' dedim.. 'Yaaa' dedi teyzem. 'Giyerdik güzel giysilerimizi çıkardık Sarıkız’a orda kalırdık en az 3-4 gün. Dualar ederdik yerdik içerdik. Şimdi çıkamıyorum eski gibi..yaşlandım.. Bir karpuzunu al, yiyecek bir şeylerde al. Orada hayır dağıtılır ama yinede acıkırsın temiz havada. Su var merak etme. Birde giyin böyle cıbıl cıbıl gitme sakın.' Gülümsedim.

Yıkılmış temeller dikkatimi çekti. Yeni yapılar var ama çoğu yıkıldığı belli olan evlerin temelleri görünüyor. "Artık 3 hane yaşıyoruz sadece burada dedi. Kimse kalmadı. Herkes aşağıya indi. Niye kalsınlar ki.. Bu dağlar var ya bu dağlar dedi Kaz dağlarını göstererek.. Eskiden bizimdi, aşımızı çıkarırdık oradan.  Artık Milli Park yaptılar. Biz giderdik koyunları salardık oraya çobanla, odunumuzu yapardık, artık yasak faydalanamıyoruz.. Adaçayı bile alsak bir avuç hemen kapıda kontrol edip alıveriyorlar elimizden.." Milli Park oldu korunuyor diye sevineyim mi, yoksa teyzemin anlattıklarına üzüleyim mi bilemedim.

 

Yorum ekle

Değerli ziyaretçiler; yorum alanı spam ve IP kontrollü olup, yönetici onayı ile yayınlanmaktadır. Yazılara gönderilmiş olan yorumlar tamamen ve sadece okuyucunun görüşünü belirtir, mavielmas.com site yöneticileri yorumlarda belirtilen düşüncelerden sorumlu tutulamazlar. İçerikleriniz hiç bir şekilde TC. Cumhuriyeti yasalarında suç olarak belirtilen hususları, ticari ürün reklamı ve propaganda içeremez. Konuyla ilgili sorularını düzgün bir Türkçe ile, birden fazla sorunuz var ise mümkünse maddelendirerek yazınız. Gerektiğinde size e-posta ile geri dönüş yapılabilmem, yorumunuza gelen cevaplar hakkında bilgilendirilmeniz için lütfen isim, adres ve e-posta bilgilerinizin doğruluğunu kontrol ediniz. Yorumlarda uygunsuz içerikler yayınlanmamaya özen gösterilmekle birlikte; yayınlanmış bir yorumun içeriğinden rahatsızlık duyuluyorsa okuyucu (kişi veya kurum, kuruluş temsilcisi) tarafından iletişim bölümünden site yöneticisine ulaşarak yorumun yeniden incelenmesi ve gerekirse kaldırılması talep edebilir. Yorum alanı okuyucu ile etkileşim alanı, karşılıklı saygıya dayalı ve fikir alışverişi yapılan bir bölümdür, bu nedenle lütfen yorum alanını sadece teşekkür amaçlı kullanmayınız.
Teşekkür ve saygılarımla Mavi Elmas.


Güvenlik kodu
Yenile

Joomla SEF URLs by Artio


Sunan: Joomla!. Designed by: professional joomla templates  Valid XHTML and CSS.