Yedik-İçtik-Aldık
Marmara
Ege
İç Anadolu
Akdeniz
G.Doğu Anadolu
Karadeniz
Mağaralar
Doğa Aktiviteleri
| Dalış/Scuba |
| Deniz İzciliği |
| Çadır Kamp |
| At Sırtında |
| Treking |
Yol Hikayeleri
Yaşamdan
Son Yorumlar
- değirmendere dört yol kokorec inanın tek gecerim b...
16.05.12 15:25
Yazan adinc - arkadaşlar onu bunu bilmem cok yerde kokorec yedim...
16.05.12 15:22
Yazan adinc - Evet Memet. ne yazık ki bu kötü haberi dün aldım. ...
15.05.12 11:29
Yazan Mavi Elmas
ZİYARET SAYACI







Neden Geziyorum?
Ülkemizin toprakları o kadar kıymetli ki, hem muhteşem bir doğaya sahip müthiş güzellikler sergiliyor bize ve tarihte o kadar önemli kentleri, o kadar önemli olayları bünyesinde barındırmış ki her yeri gezerken ayrı bir tarih, ayrı bir doku hissediyorsun.
Su Altında
Bu sefer su altına sizleride götüreyim, tek çekimlik fotoğraf makinasıyla yapılan denemelerimizi paylaşayım istedim...Bambaşka bir dünya, başbaşka hisler.. Fazla söze gerek yok.. siz de denemek istermisiniz?
| Lagina Antik Şehri |
|
|
|
| Çarşamba, 06 Temmuz 2011 20:32 | |
|
Orada bizi çok eski çağlara ait kalıntılarıyla “Lagina Kutsal Alanı” ve binlerce yıllık öyküsüyle mitolojik tanrıça Hekate beklemekte...
Lagina antik şehri Muğla Turgut köyü sınırlarında. Burası bir önceki konuda anlattığım Osman Hamdi Beyin ilk kazı yaptığı mekan. Doğal olarak Türklerin yaptığı ilk arkeoloji kazılar burada başladığı için ayrı bir önem taşıdığını söyleyebiliriz.
Antik şehre geldiğinizde şöyle çok hafifçe bir tepeden bakıveriyorsunuz. Gözümüze ilk çarpan hemen girişteki kapı (propylon), kutsal yol, altar, kutsal alanı çevreleyen duvar, kutsal alan içerisinde üzeri kapalı dinlenme ve gezinti yerleri (stoa) ve içinde tanrıçanın heykelinin yer aldığı tanrıçanın evi Hekate Tapınağının kalıntıları ve sanırım rahip evleri. Lagina kenti, Karya uygarlığı zamanından kalma. Karyalıların önemli bir kült merkezi olarak biliniyor. (Kült =tapınma) Lagina antik şehrine çok yakın (yaklaşık 10 km) mesafede bir antik şehir daha var. Stratonikeia Antik şehri. Bu antik kenti, M.Ö. 3. yüzyıl başlarında Seleukos krallarından I. Antiochos, önce üvey annesi iken sonra karısı olan Stratonike adına (bu hikayeyi ilerleyen zamanlarda anlatacağım) beyaz mermerden kurmuş. Bu çevredeki bütün yerleşmeler buraya bağlanmış. İşte Lagina’da Stratonikeia’nın dini merkezi, kutsal alanı olarak yapılmış. Bu iki kentin arasında da yaklaşık 9,5 km uzunluğunda, 3-3,5 m. genişliğinde kutsal bir yol varmış. Böylece iki merkezi birbirine bağlamışlar.
Buraya geldiğimden beri Leyne ismini çok duymuştum. Özellikle Turgut köyüne, civarlar beldelerde yerel halk tarafından Leyne diye hitap ediliyor. Lagina antik kentinin adı zamanla değişime uğramış ve Leyne denilmiş. Turgut beldeside nahiye iken ismide Leyne imiş. Bu yüzden halk arasında eski alışkanlıkları bırakmak kolay olmadığından hala Leyne kullanılıyor. Lagina Antik şehrine ise halk arasında Kapıtaş deniyor.
Neden Kapıtaş. Çünkü antik kentin girişinde gösterişli yüksekçe bir taş kapı var. Ben bir ara aynı taş kapıdan Turgut beldesine giriştede yapılması planlandığını duymuştum ama bu duyum olarak kaldı. Yapılmış bir şey görmedim. Güzel fikir ama.
Önce yukarıdan biraz bakıyor seyrediyor sonra antik kapıdan geçiyor ve yavaş yavaş ilerlemeye başlıyorsunuz. Antik şehrin en dikkat çekici yanı tabiki tam ortadaki tapınağın olduğu bölüm. Bu tapınak Tanrıça Hekate ye adanmış bilinen en büyük ve önemli tapınak. Aslında Hekate çok bilinen bir Tanrıça değildi bana göre. Aslında ilk defa burada duydum. Bunun sebebi de sanırım Hekatenin Yunan Homeros destanında hiç geçmemesi. Ben Çanakkalede yaşadığım dönem boyunca İda dağı yüzünden Homeros okudum en çok. Bu yüzden Hekate de kimmiş dedim. Hekatenin ailesi, güneş soylu titanlardan Kaios ve Phoibe ile başlıyor. Bunların ikiz kızları Asteria ve Leto’dur. Perses ile Asteria Hekateyi dünyaya getirir. Asterianın ikiz kardeşi Leto, Apollon ve Artemisin annesidir. Bu akrabalık zincirinde Hekate, Apollon ve Artemis ile kardeş çocukları olduğu halde neden mitolojide bu kadar az geçtiğini anlayamadım. Diğer tanrıçalardan ayrıcalıklı olarak Hekate karada, denizde ve gökyüzünde yetkili olan tek tanrıçadır. Bunun yanında yer altında olduğu var sayılan ölüler dünyası Hadesin kapısının anahtarı Hekate’ye teslim edilmiştir ve bu kapıyı açma yetkisi ondadır. Hekate, Hades’in kapısını koruduğu gibi yeryüzündeki bütün kapıların koruyucusu olmuştur. Hekate sihir, falcılık ve öç almayı elinde tutan bir tanrıçadır. Mezarlıkların sahibesidir. Ölü gömme törenlerinde hazır bulunur ve ölenlerin ruhlarını teslim alır. Hades’in kapısında bekleyer Kerberos köpeğinden dolayı Hekate, bütün köpeklerin sahibidir. Çoğu zaman yanında bir köpek ile dolaşır ve yontularında dişi köpek yer alır. Karabasan, hortlak ve cinlerin yöneticisi Hekate, onları insanlara musallat eder, aynı zamanda insanları onlardan korur. Aynı zamanda Hekate geceleri aydınlatan ay tanrıçasıdır. Karanlık gecelerde dolaşarak yolculara yol gösterir. Avcıların yardımcısıdır. Hekate hakkında ayrıntılı bilgi için burayı tıklayın. Gelelim Hekate Tapınağı'na. Tapınağın dört yönüne ait kabartmalı friz blokları (FİRİZ= Eski Yunan ve Roma yapılarında taban kirişiyle çatı arasında kalan üzeri boydan boya kabartmalarla süslü bölüm) bulunmuş ve bunlar Osman Hamdi Bey tarafından İstanbul Arkeoloji Müzesi'ne götürülmüş. Frizlerde dört ayrı konu işlenmiş (Doğuda; Zeus'un yaşamı ile ilgili sahneler; batıda tanrılar ile gigantların savaşı; güneyde Karya tanrılar toplantısı; kuzeyde Amazonların savaşı.)
Tapınağın güneyinde sunuların gerçekleştiği altar var. Onunda çevresi tapınakta olduğu gibi korint başlıklı sütunlarla çevrilmiş. Kutsal alanı tamamlayan bir diğer yapı ise halkın dinlenebileceği, yağmur ve güneşten korunabileceği Stoa. Bu yapılar meclisin ya da mahkemenin toplandığı, resmi belgelerin saklandığı, rahiplerin, resmi görevlilerin ve tanrıya dua edenlerin kalacak yer gereksinimi de karşılıyordu. Lagina Hekate Kutsal Alanı da üç yönden stoalarla çevriliydi. Hekate için Laginada her yıl normal, dört yılda bir de büyük şenlikler düzenlenmekteydi. Çeşitli oyunlarla birlikte süren anahtar taşıma şenliği sırasında şenlik alayı, tapınak anahtarını Lagina'dan Stratonikeia'ya götürüp geri getiriyordu. Bu hareket hem tapınağın Stratonikeia'ya bağlı olduğunu hem de Hekate'nin yer altı dünyasının anahtarını elinde tuttuğunu simgelemekteydi. Törenlerde tapınağın anahtarını genç kızlar (kleidophoros) taşımaktaydı. Bu anahtar taşıyıcı kızların yardımcıları ise erkekti. Şimdilerde yine Turgut belediyesi Lagina Festivali ile adeta, geçmişte Roma devrinde şaşaalı bir şekilde her yıl kutlanan “Hekatesia” şenlikleri yeniden canlandırılmaya çalışıyor. Geleneksel davul zurna karşılamasıyla başlayan törende yöre geziliyor, yöresel müzikler dinleniyor, yemekler yeniyor, kazılar hakkında bilgiler veriliyor, film gösterileri düzenleniyormuş...Hatta düzenlenen temsili Anahtar Taşıma ve kurban törenleri yapılıyormuş, dolunayda törenler gerçekleştiriliyormuş. Ben katılmadım ama bu sene kısmetse burada olursam orada bir izci kampı düzenlemeyi düşünüyoruz. O zaman size festival notlarıda düzenlerim. Tanrıça Hekate için yapılan en büyük durumdaki tek tapınak olan Lagina Hekate Tapınağı antik çağdan günümüze gelen önemli kentlerden biri. Bu yaz yolunuz Yatağan civarına düşerse Lagina’ya uğramayı ihmal etmemenizi öneririm.
Antik şehir yapıları hakkında arkeolojik tanıtımı ise internetten buldum. Meraklısı okuyabilir. Lagina ve çevresinde gelirleri Hekate kutsal alanına ait pek çok zeytinlik ve tarım arazileri vardı. Bunlar tamamen vakıf arazileriydi. Hekate Kutsal alanı ile ilgili masraflar vakıf mallarından elde edilen gelirler ve tapınağa yapılan bağışlardan karşılanıyordu. Özellikle zenginler buraya büyük bağışlar yapma ve yeni bir bina inşa etme konusunda yarışıyorlardı. Laginada yeni bulunan kitabeler; başka şehirden bir vatandaşın Lagina'da oturması ve toprak sahibi olmasının özel bir izne tabi olduğunu ve isteyen her vatandaşın Lagina'da oturamadığını göstermektedir. Hekate kutsal alanının bir diğer farklı yönü de, kutsal alan içerisinde oturan kişilerin bir demosluk hakkına sahip olmasıdır. Hekate adına yapıldığı bilinen tek tapınağın burası olması ve antik dönemin en pahalı mimari düzeni olan korinth nizamının bu yapıda kullanılması da tapınağın önemini göstermektedir. Augustus'un buraya yardım etmesi ve bunun propylonda kapı lentosuna yazılması, bölgede Lagina Hekate kutsal alanının büyük bir öneme ve yaptırım gücüne sahip olduğunu göstermesi için yeterlidir. Hekate Kutsal Alanındaki Yapılar Propylon Kutsal alanın esas giriş kapısı (propylon) doğuda dışta yarım yuvarlak ve üç basamaklıdır. Burada antalar arasında 5 sütun yer almaktadır. Bu sütunlardan sonra ortadaki büyük, yanlardaki daha küçük üç kapı gelmektedir. Kapılardan sonra her iki yandaki duvarlar arasında devam edilerek doğuda antalar arasındaki iki sütun geçildikten sonra 10 basamak aşağı inilmektedir. Bu yol altar yönüne doğru devam etmektedir. Kapı Helenistik devir başlarından Augustus dönemi sonuna kadar birden fazla inşa aşamaları geçirmiştir. Propylon Ion nizamındadır. Stoa Kutsal alanın etrafı bir duvarla (peribolos) sınırlandırılmıştır. Kutsal alan içinde üç yöndeki bu duvarlar boyunca bir yönü duvar diğer yönünü de sutunların taşıdığı üzeri kapalı gezinti yerleri (stoa) vardır. Bunlardan özellikle batı stoasında, törene gelenlerin seremonileri rahat izleyebilmeleri için düzenlenmiş oturma sıralarının varlığı bilinmektedir. Stoa dor düzeninde inşa edilmiştir. Altar Üzerinde kurbanların kesildiği ve tanrıçaya sunuların yapıldığı altar, Bergama Zeus altarında olduğu gibi U şeklinde ve sütunlu olarak inşa edilmiştir. Bugün üç basamak (krepis) üzerinde kaide, orthostat ve tacı ile birlikte podyumumun büyük bir kısmı ve tapınak yönündeki basamakların yerleri görülebilmektedir. Şimdi kalıntıları görülen altar Augustus döneminde inşa edilmiş ve en son bir depremle yıkılmıştır. Tapınak Tapınak korinth nizamında, pseudodipteros plan tipindedir. 5 basamaklı bir altyapı üzerine yerleştirilen tapınak bir ön (pronaos) ve esas kült odasından (naos-cella) oluşmaktadır. Ön odada yandaki duvar uçları (anta) arasında Ion nizamında iki sütun yer almaktadır. En dışta ise korinth nizamında; uzun kenarlarda 11, dar kenarlarda ise 8 sütun bulunmaktadır. Tapınak duvarları ile sütun sırası (peristasis) arası (pteron) ikinci bir sütun sırası yerleştirilebilecek kadar geniş bırakılmıştır. Tapınağın hem sütunlar üzerindeki hem de duvar üzerindeki frizlerinde kabartmalar yer almaktadır. Daha önce Osman Hamdi Bey tarafından toparlanıp İstanbul Arkeoloji Müzesine götürülen ve sütunların üzerindeki üst yapıda yer alan tapınağın friz kabartmaları üzerinde dört yönde dört ayrı konu işlenmiştir. Doğu yöne ait olan ve Zeus'un doğumu ile ilgili olduğu düşünülen konunun işlendiği bir kabartma bloğu bulunmaktadır. Kuzeydeki kabartmalarda Amazonlar ile Grekler arasındaki anlaşmanın anlatıdığı bir olay sahnelenmiştir. Bu yöne ait bir levha üzerinde bir savaşçı ile bir amazon karşılıklı durup bir birlerine bakmakta, amazonun arkasında ise Hekate durmaktadır. Batı yöndeki kabartmalarda ise tanrılar ile Gigantların savaşı (gigantomakhi), konusu işlenmiştir. Kabartmalarda Zeus ile Tyfon, Apollon ile Efialtes savaşırken betimlenmiştir. Güneyde ise ele geçen kabartmalara göre Karia tanrıları ile kahramanların toplantısının tasvir edilmiş olduğu düşünülmektedir. Tapınak M.Ö. 2. yüzyıl sonları ile M.Ö. 1. yüzyıl başlarına tarihlenmektedir. Heykel Kaideleri, Naiskoslar ve RahipEvleri Kutsal alan içerisinde Lagina ve çevresi için pek çok yardımlarda bulunmuş, yapılar inşa ettirmiş ve yararlılıklar göstermiş kişiler ile tanrı ve tanrıçalar için bronz ve mermer heykellere ait kaideler bulunmuştur. Ayrıca tanrı Serapis ve imparator Augustus için inşa edilmiş birer naiskosun varlığı kabartma ve kitabelerle kesinleştirilmiştir. Başka tanrı/tanrıça ve imparatorlar içinde naiskosların olabileceği düşünülmektedir. Diğer kutsal alanlardan farklı olarak burada rahip evlerinin varlığı da bilinmektedir. Ayrıca yazıtlarda Hekate'ye ait olan bakımından hadımların sorumlu olduğu kutsal bir koru ve üzerinde sürü otlatmanın yasaklandığı bir otlaktan söz edilmektedir. Yalnız bu yerin neresi olduğu kesin olarak belirlenmiş değildir. Kutsal Havuz Kutsal Alanın yaklaşık 300 m. güneybatısında bir havuz bulunmaktadır. Havuzun suyu, 50 m güneyindeki bir kaynaktan taş kanalla gelmektedir. Kaynaktan gelen suyun aktığı havuzun güneybatı kenarında traverten oluşmuştur. Havuzun tabanında 3-4 cm’lik kum tabakası ve onun üzerinde dikine yerleştirilmiş küçük taşlardan ibaret bir blokajdan oluşmuş zemin vardır. Havuzun duvarları orta ve küçük boyda düzensiz taşlardan, kireç harcı ile yapılmıştır. Duvar yüzeyi ise içinde kiremit parçacıkları bulunan kireç harcı ile 1-1,5 cm. kalınlığında sıvanmıştır. Havuza gelen kanalın örgü taşları arasında kireç harcı, kanalın iç sıvasında ise havuzda olduğu gibi içinde kiremit parçacıkları bulunan kireç harcı kullanılmıştır. Kaynak ve havuzda Helenistik dönemden günümüze kadar farklı dönemlerde birden fazla kullanımın olduğu tespit edilmiştir. Havuzun kazısı yapılarak restore edilmiş ve kenarında oturup dinlenilebilecek bir yere dönüştürülmüştür. Nekropol Hekate Kutsal alanı ile Koranzadaki Apollon ve Artemis Kutsal alanı arasındaki nekropol alanında dromoslu mezar, kaya mezarı ve iki odalı hipoje mezar şeklinde farklı tipte örnekler bulunmaktadır. Burada yapılan kazılarda ele geçen buluntular nekropol alanın M.Ö. 5. yüzyıldan itibaren kullanıldığını ve bu alanda M.Ö. 4. yüzyıla ait mezarların yoğun olduğunu göstermektedir. M.Ö. 4. yüzyıla ait mezarların varlığı yazıtlarla da desteklenmektedir. Bu alandaki mezarların bazıları tarım terasları içinde ve kayalık alanda tek başına yapılmış, bazıları ise teraslar halinde düzenlenmiş nekropol alanında toplu olarak bulunmaktadır. Nekropol alanı içerisinde mezar ziyaretlerinde törenlerin yapıldığı açık bir alanın varlığı da anlaşılmıştır. Yrd. Doç. Dr. Bilal SÖĞÜT
|






Güzel bir antik şehre götüreyim dedim sizi. Ceren’in tabiriyle “koca koca eski taşlar” görmeye gidelim. 








