Kişisel gezi siteme hoşgeldiniz. Burada fırsat buldukça yapmış olduğum gezilerle ilgili bi takım gezi notlarımı okuyabilirsiniz. Dilerseniz yorumlarınız ile bana destek olabilirsiniz.

Mavi Notlar

Şu bilgisayarıma format atmayı başarırsam size Yuvarlakçay daki treking maceramızı anlatacağım ama fotoğrafları yükleyemiyorum ki... Az bekleyin... Zaten hala bacaklarım ağrıyor kendime gelemedim.

Telif

Mavi Elmas Her Hakkı Saklıdır © 2010. Yayınlanan her türlü resim, bilgi, doküman izinsiz kullanılamaz.

ZİYARET SAYACI

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
Siz hiç Ağlayan Çınar gördünüz mü? PDF Yazdır E-posta
Çarşamba, 26 Eylül 2007 15:10

ImageTarihin  verdiği yorgunlukla, yan yatmış ulu bir çınar.
Lakin yaşamaktan umudu kesmemiş,  uzanmış öylesine
Bağrı yanık, yaprakları hüzün,  içi kan ağlarcasına
Savaşlara, acılara, kara sevdalara,  tercüman olurcasına
Ardında, sevgi bahçesi açamayan  gonca bir gül
Önünde, oluk oluk gözyaşlarının eseri, koca bir göl..

                                                          Mehmet Okatan

 

Böyle demiş Mehmet Okatan  

Siz hiç ağlayan bir çınar gördünüz mü?

Ben gördüm bu 730 yaşındaki ağlayan ağacı...

Geceleri kan rengi gözyaşı döken ağacı... 

 

Yolumuzun Bursa istikametinde olduğu bir gün yol kenarında gördüm Ağlayan Çınar tabelasını. Görür görmez aklıma geldi internette okuduğum bir yazı.. İlk işim tabiki arabanın istikametini değiştirtmek oldu...  Gölyazı diye harika bir yere geldi yolun sonu ve Ağlayan Çınar'a... Önce ağlayan çınardan başlayayım sonra Gölyazı'ya geçerim...

 

Çınarın dibinde oturmuş çayımızı içerken ve Gölyazı'yı gezerken 3 farklı hikaye dinledim Ağlayan Çınar ile ilgili. Aslında burada ölen canlarını vatan için veren şehitlere ağlarmış çınar.. Çok şehitler yitip gitmiş bu topraklarda.. O zamandan beri ağlarmış... 730 yılda öyle çok şeyler görmüş ki... Dayanamazmış artık...

 

Bir diğer hikayeyi ise Çınarın dibindeki çay bahçesinin sahibinden dinledim. 15 yıl kadar önce köyün bir delisi varmış. Deli demeyelim de her köyün bir safı vardır ya.. işte ondan.. Ama çok dalga geçerlermiş onunla çok oynarlarmış... Bir gün köylüler dalga geçecekler ya buna demişler ki şu çınarın en tepesindeki dalda altın var.. Çık al senin olsun o para.. Bizim saf oğlanda tırmanmış ağacın tepesine altın param olacak hevesiyle.. Yukarı vardığında birde bakmış altın para yok.. Aşağıda köylüler gülerken ona o dengesini kaybetmiş ve düşüp ölmüş.. O günden beri yaşlı çınar gözyaşı dökermiş kadim dostu için..

 

Ağacın gövdesi yaşını belli edercesine büyük, geniş. Yanında gövdesine merdiven dayamışlar büyük kovuğunu görmek isteyen olursa diye.  

 

Resimden her ne kadar pek belli olmasada kovuğundaki boşluk bir aileyi barındırabilecek büyük bir oda büyüklüğündeydi..  Hayran kaldım koca, yaşlı gövdesine.

 

Bir dalı varki Çınarın yana doğru yol almış, koca ağaç kalınlığında.. Bakmışlar gövdesi  bunu taşıyamayacak artık altına mermer koyup destek vermişler ağaca. Süs çeşmesi yapıp hoş bir görüntü vermişler..

 

Bunlar gözyaşları yaşlı dostumuzun.. İlginç olan geceleri dallarından kırmızımsı bir suyun damla damla akması. Ama bu gözyaşları sadece 3-4 daldan dökülüyor. Bu dalların altınada  mermerden yaprak koymuşlar ki herkes görsün bu gözyaşlarını diye..

Bir ağaç dallarından sıvı akıtmazmış.. Yapraklarından akıtırmış. Bizim yaşlı çınarın akıttığı sıvıyıda araştırmalar açıklayamamış. Ya yaşlı çınarın bir hastalığı var yada başka bir sebep var bilinmeyen.. 

 

Her canlıya kucak açan gölgesinde yüzlerce yıldır ne sevgililer, ne savaşlar, ne eğlenceleri barındırmış olan yaşlı çınara saygılarımızı sunuyor ayrılıyoruz yanından..

 
Joomla SEF URLs by Artio
VALID CSS   |   VALID XHTML