Kişisel gezi siteme hoşgeldiniz. Burada fırsat buldukça yapmış olduğum gezilerle ilgili bi takım gezi notlarımı okuyabilirsiniz. Dilerseniz yorumlarınız ile bana destek olabilirsiniz.

Mavi Notlar

Şu bilgisayarıma format atmayı başarırsam size Yuvarlakçay daki treking maceramızı anlatacağım ama fotoğrafları yükleyemiyorum ki... Az bekleyin... Zaten hala bacaklarım ağrıyor kendime gelemedim.

Telif

Mavi Elmas Her Hakkı Saklıdır © 2010. Yayınlanan her türlü resim, bilgi, doküman izinsiz kullanılamaz.

ZİYARET SAYACI

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
Sultanların şehri Edirne.. PDF Yazdır E-posta
Salı, 02 Ekim 2007 02:24

ImageTarihin en büyük imparatorluklarından birine yıllarca başkentlik yapmış bir şehrin izlerini sürmeye gitti Elmas.. Geçmişin bütün ihtişamını, zamanının güzelliğini hala koruyan bir şehre.. Zaman tünelinde yolculuk yaptı Elmas..

Selimiye camisi, Eski cami, Üç şerefeli cami, Muradiye Cami, Yıldırım  Bayezid Külliyesi... Padişahların geçtiği. sessizlikte hala ayak izlerini duymanızı sağlayan taş köprüler, kervansaraylar ve hikayeleriyle sultanların şehri Edirne...

 

Önce Mimar Sinan'ın heykeli önünde saygıyla eğileceksin sonra Selimiye camisine gireceksin. Tuhaf olacaksın etrafını seyrederken, ihtişamına hayran kalacaksın, Mimar Sinan'ın zekasına şaşacaksın..

 

 

 

Ters laleyi arayacaksın caminin köşelerinde.. Hikayesini duyduğun ters laleyi.. Bulacaksın en sonunda bir köşede silik kabartma laleyi.. Hikayesini anlatacaksın bilmeyenlere "Mimar Sinan camiyi yapmak için alacağı arazilerden birine bir kadın sahiptir.. Kadının lale bahçeleri varmış vermem diye tutturmuş araziyi. İkna edememişler bir türlü. En sonunda kadın kendisinden bir iz olması koşuluyla kabul etmiş.. Sinan da laleyi işlemiş ama kadının tersliği yüzünden ters lale yapmış." diyeceksin.

Hayran kalacaksın kubbeye. Bu büyük kubbe nasıl oturdu buraya diyeceksin. Öğreneceksin nasıl olduğunu bir kez daha şaşacaksın..

 

 

Eski camiye gireceksin usulca. Yüreğin küt küt çarpacak eskiliğinden etkileneceksin. Yazıtlarını inceleyeceksin. Belki de seninde ruhuna en çok burası inecek.  

  

Dokunacaksın bir pencere kenarında ki bu taşa. Kabeden kopup buralara yerleşmiş bu taşa..  

 

Rüstempaşa kervansarayında kalacaksın. Başını koyduğun yastıktan tavanı seyrederken "ey yüce kubbe! söylesene sen neler gördün? kimler kaldı? kimler geçti bu duvarlar arasından." diyeceksin.. Yüzlerce yıl öncesine gideceksin gözlerini kapayıp.. 16. yy. da yaşayan Osmanlı sultanı  oluvereceksin..    

 

Muradiye Camini göreceksin. Öyle bir köşede tek başına kalmış. Kenar mahallelerin varoşların içinde. Duymuşsundur en güzel çini işlemeler onda ama bakmışsın kilitli kapısı. Demişlerki sana sadece namaz saatlerinde açık yoksa talan ediliyor.. Çinilere bakacaksın uzaktan için acıyarak..

 

Üç Şerefeli camiye çıkacaksın.. Her biri birbirinden farklı minareleri izleyeceksin. Aynı anda 3 kişinin birbirini görmeden nasıl çıktığını düşüneceksin.  

  

 Usulca oturacaksın bir köşeye. Loşlukta kendini dinleyeceksin.

 

Saray içine gideceksin. Er meydanına.. Yağlı güreşlerin ana yurduna. Yinişemeyipte birlikte can veren iki güreşçiyi anacaksın Kırkpınar'da. Saray kalıntılarına bakacaksın. Bir sen mi kaldın diyeceksin ayakta kalmış hamama. Bileceksin ki üzerinde bastığıntopraklarda bir zamanlar Osmanlı imparatorluğunun en muhteşem sarayı  yükseliyordu. Cephanesi ele geçirilmesin diye havaya uçurulan saray.

Adalet kasrına bakacaksın. Önündeki iki taş ilgini çekecek. İBRET TAŞI.. Devlet büyüklerinin kesilen başlarının bu taşa konduğunu ve gösterildiğini öğreneceksin. Gözlerin dehşetle açılacak. 

Tunca nehrini seyredeceksin kıyısında gezerken.. Köprülerinden geçerken..

 Yıldırım Bayezid Külliyesine uzanacak Tunca yolu.. Devasa külliyede odaları gezeceksin tek tek.


Gözüne öyle büyük gelecek ki soracaksın tıp medresesi, külliye, darüşşifa gibi yapıları örten toplam 100 kubbe olduğunu öğreneceksin.

 

Bugün uygulanan müzik, su sesi, güzel kokularla tedavinin o zamanlar da burada uygulandığını öğreneceksin. Gelişmiş tedavi yöntemleri karşısında vay be diyeceksin.

 

 

Kulağında çalan bir ney sesi, burnuna gelen güzel tütsü kokuları ve huzur veren su şırıltıları çiçekler arasında gezeceksin eski hasta odalarını... Ah be ah diyeceksin yüreğime işliyor huzuru. Şu an bile hasta olanlar iyileşir.  

 Camisine geçeceksin külliyenin. Bu sefer camide hiç sütun olmaması dikkatini çekecek. Mat renkler ve çok fazla pencereler.. Gezdiğin her caminin birbirinden ne kadar farklı özelliklere sahip olduğunu farkedeceksin.

Sultan mahveli dikkatinizi çekecek.. Mahvelin kenarındaki kapı.. Anlatacaklar size Sultanın Tunca nehri üzerinden saltanat kayığıyla geldiğini ve o kapıdan girerek ibadet ettiğini.. Caminin iki yanındaki odaları soracaksın neden diye. Öğreneceksin ki eskiden bu külliyede 3 gün misafir olabilirmişsin. Yatabilir, uyuyabilir, yemeğini yer, giyinebilirsin.. İsteyen herkese açık kapı.. İşte misafirler orada ağırlanır yemek yedirildi. Hayal kuracaksın hemen Evliya Çelebi de bu odalarda mı kaldı acaba?  

Hiç ayrılmayak istemeyeceksin oradan. Ama ayrılacaksın yıllar öncesinin düşlerini kurarak. Hayal bulutu üzerinde yürüyerek köprülerden geçeceksin kulak kabartarak. Ayak seslerini duyacaksın üzerinden geçen padişahın. Rap rap rap...

 

Meriç nehri kıyısında mola vereceksin. Bunu mutlaka yapacaksın. Hatta Lalezar'da yiyeceksin yemeğini. Edirne'nin meşhur ciğer kavurmasının tadına bakacaksın. 

   

Edirnenin eski evlerin arasından geçeceksin. Kulak kabartacaksın hikayelerini duyabilirmiyim diye.  Sokaklarda yürüyecek Türk İslam Eserleri Müzesini gezeceksin. Dokunacaksın eskiden kalmış kapılara, sandıklara, eşyalara.. Kokusunu hissedeceksin.

Tarihi çarşılarda gezeceksin.Bedesten çarşısından alışveriş yapacaksın.

   


Edirne'nin meşhur badem ezmelerinden, bademli kurabiyelerinden ve saray tatlısı deva-i misk alacaksın..

 

Meyva şeklindeki sabunları ve aynalı süpürgelerini unutmayacaksın.  

 

 

 
Joomla SEF URLs by Artio
VALID CSS   |   VALID XHTML