Yedik-İçtik-Aldık
Marmara
Ege
İç Anadolu
Akdeniz
G.Doğu Anadolu
Karadeniz
Mağaralar
Doğa Aktiviteleri
| Dalış/Scuba |
| Deniz İzciliği |
| Çadır Kamp |
| At Sırtında |
| Treking |
Yol Hikayeleri
Yaşamdan
Son Yorumlar
- değirmendere dört yol kokorec inanın tek gecerim b...
16.05.12 15:25
Yazan adinc - arkadaşlar onu bunu bilmem cok yerde kokorec yedim...
16.05.12 15:22
Yazan adinc - Evet Memet. ne yazık ki bu kötü haberi dün aldım. ...
15.05.12 11:29
Yazan Mavi Elmas
ZİYARET SAYACI







Neden Geziyorum?
Ülkemizin toprakları o kadar kıymetli ki, hem muhteşem bir doğaya sahip müthiş güzellikler sergiliyor bize ve tarihte o kadar önemli kentleri, o kadar önemli olayları bünyesinde barındırmış ki her yeri gezerken ayrı bir tarih, ayrı bir doku hissediyorsun.
Su Altında
Bu sefer su altına sizleride götüreyim, tek çekimlik fotoğraf makinasıyla yapılan denemelerimizi paylaşayım istedim...Bambaşka bir dünya, başbaşka hisler.. Fazla söze gerek yok.. siz de denemek istermisiniz?
| Avanos |
|
|
|
| Pazar, 01 Temmuz 2007 18:03 | |
|
.....Kör de bilir Avanos'un yolunu; Testi, bardak kırığından bellidir.....
Kızılırmak'ın ortadan ikiye böldüğü Avanos'tayız. Kendimizi direk çömlekçilere attık. Çömlek imalathanelerinin çoğuda büyük bir kayaya oyulmuş küçüklü büyüklü galerilerden oluşuyor. Doğal klima ile serinledik yine. Sıcaktan nefret eden biri olarak ben bu şehri çok sevdim zaten.
Önce oturup çömleğin nasıl yapıldığını, nasıl şekillendiğini izliyoruz. Ustamız bir yandan anlatıyor bir yandan çaylarımızı yudumluyoruz. Yaparken ne kadar kolay görünüyor. Elini ıslatıyor, pedala basıyor, döndürüyor ve kile dokunuyor. O zaten kendiliğinden şekilleniyor. Hahayt o yaparda biz yapamaz mıyız sanki..
Önce Ceren, Serenay, sonra Kaan kaptan ve ben geçtik tezgahın başına. Tabi Göksel hiççç yanaşmadı çömlek yapımına. Her zaman ki gibi meraklı tipler bizler olduk. E pek göründüğü kadar kolay değilmiş. Parmağını azıcık oynatıyorsun hopp bir anda yaptığın çanak değişiyor. Tabi sende aynen şöyle diyorsun "Çanağı anladım nasıl yapıldığını, birazda vazo yapayım!!"
Kaan kaptanın yaptığı. Eller kırk yıllık çanak ustası gibi görünüyor dimi.:) Bu arada hani seninki nerede diyeceklere bende benimkinin resmi yok ondan yani. Yoksa kaçtığımdan falan değil. Birbirimizin resmini çekince böyle oluyor. Avanos'u ve yaptığımız acemi işi çömlekleri bırakıp, ustaların yaptığı birbirinden güzel çömlekleri arabamıza yükleyerek, Rüya ile alt kattaki sergide çok beğendiğimiz takımları düşünerek Ürgüp'e doğru yola çıkıyoruz. Hedefimiz şarap fabrikaları. Girdiğimiz şarap tadım yerinde ben tadı buruk olanı, Kaan kaptan tatlı şarabı beğendi. Güzel seçimdi her ikiside.
Böylesine güzel bir geziyi noktalayabilecek en güzel yer Kızıl Çukur Vadisinde gün batımını seyretmekmiş gerçekten. Kaan kaptan akşam gün batımında kırmızıya boyanan vadiye yetiştirecek bizi diye bayağı bir gaza bastı. (Şöför ve yardımcı pilotumuzun yön kabiliyetlerinde Gelibolu gezisinden deneyimliydik zaten:) ) Küçük bir ters yön istikameti nedeniyle sonuna yetiştik ama yetiştik yine de. Yetti de nitekim. Kücük masalara oturup demli çayımızı yudumlayarak ayaklarımızın altındaki vadiyi seyretmek bütün günün yorgunluğunu aldı götürdü üstümüzden. Düşler ülkesinin bize sunduğu en güzel veda oldu. Gece Kaan kaptanın bizi Nevşehir'e vardığımız andan itibaren ilgilenen, yol gösteren, ağırlayan dostlarının davetlisi olarak Türk gecesi izlemek üzere Yaşar Baba'ya gittik. Kapıya gittiğim anda ne oluyor dedim, takım elbiseli kulaklıklı, telsizli adamlar bizi karşılıyor ve içeriye kadar eşlik ediyor. Yaşar baba Kapadokya'daki pek çok ev ve iş yeri gibi bir kayanın içine oyulmuş. Karanlıkta giriyoruz içeri. Kaya koridorlardan geçiyoruz. Bir kaç dakika geç kalmışız içerisi karanlık. Sema gösterisi var. Bizi hemen köşeye yönlendiriyorlar 'orada oturun sonra biz sizi masanıza alacağız' diye. Sema gösterisi bitince ışıklar yanınca bizi ve bizim gibi gecikenleri masamıza alıyorlar. Aslında çok güzel uygulama, içimden tebrik ettim. Ne gösterisini sunanlar ne de izleyenler kapıdan giren onca kişiden rahatsız olmadılar. İçerisi kalabalık özellikle yabancıların çokluğu dikkat çekiyor.
Daha önce bir çok kez Türk gecesine gittim. Ama bu daha bir güzel daha bir özel geldi bana. Bir biri ardına en güzel oyunlar, müzik yöresel kıyafetler eşliğinde sergilendi. Halk oyunlarını seyretmek bana hiç bu kadar zevkli gelmemişti. Özellikle Türk kına gecesi oyununa bayıldım. Gelin kızımız atın sırtında geldi sahneye, damat tıraşını oldu, yüzgörümlükleri takıldı.
Arada gösterileri seyrettik arada bizler oynadık, coştuk. Bir ara halay çekmeye başladık. Halayla birlikte bizi oynaya oynaya koridorlardan geçerek dışarı çıkardılar. Ortada kocaman bir ateş. Bağıra bağıra coşa coşa hep beraber ateş dansı yaptık.
Bir ara masalarımızda dinlediğimiz güzel müziğin ardından karanlıkta tavan kıpırdamaya başladı. Bir şey iniyor ordan dememe kalmadı tavandan inen kafesin içinden gecemizi renklendiren dansöz çıktı. Hepimizi coştu coşturdu. Oynattı oynamayı öğretti.
Daha neler yoktu ki, yanan bıçaklarla yapılan gösteriler, çingene kızının oryantali saymakla bitmez. Tadı damağımızda kalan bir gece geçirttiler bize. Bölgeye gelen kesinlikle Yaşar babada bitirsin gecesini.
|
















