Yedik-İçtik-Aldık
Marmara
Ege
İç Anadolu
Akdeniz
G.Doğu Anadolu
Karadeniz
Mağaralar
Doğa Aktiviteleri
| Dalış/Scuba |
| Deniz İzciliği |
| Çadır Kamp |
| At Sırtında |
| Treking |
Yol Hikayeleri
Yaşamdan
Son Yorumlar
- Ya benim anlamadığım konu bir allahın kulu da çıkı...
11.02.12 15:05
Yazan burak - Süleyman pek sevindim böyle bir yorum okuyunca. Ço...
02.02.12 19:05
Yazan Mavi Elmas - Buse yunus park da neresi?? ben bilmiyorum o parkı...
02.02.12 19:02
Yazan Mavi Elmas
ZİYARET SAYACI







Neden Geziyorum?
Ülkemizin toprakları o kadar kıymetli ki, hem muhteşem bir doğaya sahip müthiş güzellikler sergiliyor bize ve tarihte o kadar önemli kentleri, o kadar önemli olayları bünyesinde barındırmış ki her yeri gezerken ayrı bir tarih, ayrı bir doku hissediyorsun.
Su Altında
Bu sefer su altına sizleride götüreyim, tek çekimlik fotoğraf makinasıyla yapılan denemelerimizi paylaşayım istedim...Bambaşka bir dünya, başbaşka hisler.. Fazla söze gerek yok.. siz de denemek istermisiniz?
| Altınoluk Köyü |
|
|
|
| Pazar, 11 Kasım 2007 01:00 | |||
|
Yazın Altınoluk yolunda ilerlerken, arkadaşım parmağı ile işaret edip "şurayı görüyor musun?" dedi vadide bir yeri gösterip, "işte orası oksijenin en yoğun olduğu nokta. Üzeri sisli gibi farkettin mi? İşte Altınoluk köyü. Gerçek Altınoluk". O gün bugündür aklımda yer etmiştir o köy.. Ne zaman yoldan geçsem gözüm takılır bulunduğu yere, içim karıncalanır bir vakit bulsam da atlayıp gitsem diye. İşte bir hafta sonunun ev sahibi Altınoluk köyündeyiz...
Ayaklarının altındaki eşsiz manzarayı seyretmeye doyamıyor insan. Zeytin ağaçlarının arasında manzara seyrine doyumluk.. Bir yandan böreklerinizi yiyeceksiniz, bir yandan koruk suyu yada karadut içeceksiniz.. Önünüzde deniz..Daha köye varmadan araştırdım mutlaka börek yenilmeli. Şimdi ismini unuttuğum köylü işi güzel peynirli börekler.. ![]() Eskiye ait ne varsa gözünün önünden geçiyor insanın. Geçmiş sisli perdesini aralıyor sanki her bir dokunuşla. Tek tek hissediyorsun maziyi... Pürüzleşmiş yüzeyine dokunuyorsun köşede duran aynanın... Kim bilir ne güzeller baktı sana, ne genç kızlar taradı saçlarını sevdalarıyla buluşmak için. Sisli aynanın içinden geçiyorsun sanki.. Sen soba kim bilir kimleri ısıttın karlı akşamlarda.. Kaç çocuk kartopu oynadıktan sonra soğuktan kıpkırmızı olmuş parmaklarını uzattı üzerine.. Kaç kadın iplik yaptı bu iğde..Şu elekten neler geçti, şu eyerde hangi atlar eyerlendi, ya toprak kap kim bilir kaç kişiye aş pişirdi maşıngalar üzerinde, mutfakları mis kokusuyla doldurdu. Köşedeki yer sofrasının etrafına doluşmuş çoluk çocuk aynı tencereye uzatıyor tahta kaşıklarını.. Sizde görebiliyor musunuz?
(150) yıllık geçmişe sahip Abdullah Efendi Konağı. Günümüze kadar hala dimdik ayakta.
En çok neyi seviyorum biliyor musunuz bu eski evlerde? Merdivenlerden çıkarken basamaklarda çıkan o tahta gıcırtısını.
Her bir köşe evin hanımının ne kadar ince bir zevki olduğunun göstergesi. Yine tavanlara bakıyor gözlerim yüksek tavanlara, narin işçilikler, hele o duvara gömülü dolaplardaki ince işçilik, her biri iğne oyası gibi işlenmiş..
|












