Yedik-İçtik-Aldık
Marmara
Ege
İç Anadolu
Akdeniz
G.Doğu Anadolu
Karadeniz
Mağaralar
Doğa Aktiviteleri
| Dalış/Scuba |
| Deniz İzciliği |
| Çadır Kamp |
| At Sırtında |
| Treking |
Yol Hikayeleri
Yaşamdan
Son Yorumlar
- değirmendere dört yol kokorec inanın tek gecerim b...
16.05.12 15:25
Yazan adinc - arkadaşlar onu bunu bilmem cok yerde kokorec yedim...
16.05.12 15:22
Yazan adinc - Evet Memet. ne yazık ki bu kötü haberi dün aldım. ...
15.05.12 11:29
Yazan Mavi Elmas
ZİYARET SAYACI







Neden Geziyorum?
Ülkemizin toprakları o kadar kıymetli ki, hem muhteşem bir doğaya sahip müthiş güzellikler sergiliyor bize ve tarihte o kadar önemli kentleri, o kadar önemli olayları bünyesinde barındırmış ki her yeri gezerken ayrı bir tarih, ayrı bir doku hissediyorsun.
Su Altında
Bu sefer su altına sizleride götüreyim, tek çekimlik fotoğraf makinasıyla yapılan denemelerimizi paylaşayım istedim...Bambaşka bir dünya, başbaşka hisler.. Fazla söze gerek yok.. siz de denemek istermisiniz?
| Ayın Koyu |
|
|
|
| Cumartesi, 03 Temmuz 2010 09:46 | |
|
Bu yıl bahara girerken havaların güzel olmasını fırsat bilip, iş arkadaşlarımla koylardan birinde güzel bir haftasonu geçirme planı yapıyorduk. Çevre hakkında bilgisi olan İbrahim HANÇER abimizin Ayın koyunun görülmeye değer bir yer olduğu yönündeki tavsiyesi ile kararımızı verdik ama ha bu hafta gittik ha gideceğiz derken ancak bir kaç aylık gecikme ile muradımıza erebildik.
Çoluk çocuk otuziki kişi sabah erken buluşarak Ayın koyuna doğru ilerledik. Koya gidiş için iki yol var. Birisi Marmaristen çıkışlı, Muğla tarafından gelenler için ise Karacasöğüt sapağından gelerek ilerleyecekleri güzergah. Yol yarı asfalt yarı stabilize. Son 9 km.lik stabilize yol asfaltlanırsa mükemmel olacağını düşünüyorum.
Koyda sadece bir tesis var. Sahibi Ercan Şimşek bey güleryüzüyle karşıladı bizi. Masalar birleştirilerek kahvaltı sofralarımız hemen hazırlandı. Kalabalık olunca kahvaltı daha bir keyifli daha bir muhabbetli oluyor. Masa muhabbetleri uzadıkça uzuyor. Bir müddet sonra yavaş yavaş plaja doğru uzanmalar başladı. Benim ise çevre turu yapmadan plaja gitmem mümkün değil. Nasıl bir yerdeyiz etrafta neler var bakmak lazım.
Sevda ile birlikte önce tesiste küçük bir tur yaptık. Çok büyük bir alanı yok zaten. Plajı güzel, teknelerin yanaştığı küçük birde iskelesi var. Nedense herkes iskelenin sağ tarafındaki şezlonglara yerleşmişken sol tarafı boştu. Sonradan acı deneyimlerimle öğrendim ki bu tarafta denizde koca koca kestaneler sırıtıyordu. Bende neden gelen hiç kimse bu tarafa geçmiyor diye merak ediyordum. Küçük bir açık depo gibi yerde dalış kıyafetleri sıralıydı. İsteyen eğitmen eşliğinde dalış yapabiliyormuş. Bu da güzel. Ben dalış yapmayalı herhalde iki yıl olacak yakında. Şartlar zorlanacağı zaman nedense inadla yapmak için uğraşıyoruz ama elimizin altında kolaylık olduğu zaman "nasılsa yaparız" deyip erteliyoruz. Bu herkeste oluyor mu bilmiyorum. Ama Marmaris gibi denizin insana sunduğu eşsiz güzelliklere kavuşmuşken dalış yapmaya daha bir kere bile gitmemiş olduğuma inanamıyorum. Oysa Çanakkalede boğazın rüzgara göre bulanık ve akıntılı denizinde, rüzgar bize ne zaman imkan verecek diye zaman kolluyorduk.
Küçük çevre turumuzdan döndüğümüzde grup dağılmıştı. Bir kısmı kendisini denizin güzel sularına bırakırken bir kısım erkekler plajda masa başına oturmuş kağıt oynuyorlardı. Bayanların bir kısmı ise ağaçların gölgesinde çaylarını yudumlayıp keyif yapıyorlardı. Ben ise bizimkilerin iskeleden yaptıkları muhteşem atlayışlara odaklandım=)) Tam seyirliktiler. Nasılsa denize gireriz önce iki muhabbetin belini kıralım deyince sohbet yine çevredeki güzelliklere geldi. Ben tesisin arkasında devam eden yolun ucundaki tepeye çıkıp oradan koyun komple fotoğrafını çekmeyi kafaya koyduğum için, sıcakta tepelerde bana eşlik edecek yol arkadaşı arayışına girdim. Hançer abimizde o tepenin arkasında yürümeye devam edersek orada da çok güzel bir koy olduğunu, istersek onunda fotoğrafını çekebileceğimizi söyleyince gözlerim parladı. Bu site bu tür keşiflerle oluştu zaten değil mi.
Masadaki bayanları öğlen sıcağında bizimle yürüyüşe ve fotoğraf çekmeye gelmeye ikna edip sıcaktan çok pişersek kendimizi koyda denize atıp serinleriz diyerek kandırdık. İlk hedef koyun resmini çekmeyi düşündüğüm o tepeye çıkmak. 6 bayan toprak yolda ilerlerken bir yandan muhabbet edip bir yandan manzarayı seyretmeye daldık.
Ayın koyunun yürüyerek ulaştığımız tepeden görüntüsü de bu. Anca bu kadar alabildim bana geniş açı bir objektif lazım.
Doğanın bize bahşettiği bu güzellikleri anlatmak için hangi kelimeleri kullanmalıyım bilmiyorum. İnsan seyre dalınca kendi hayal aleminde hissediyor. Gerçek olmayan bir dünyada sanki.
Toprak yolda bir ara oflayıp puflamaya başladık. Zaten hava sıcak biz yürüdükçe daha da sıcak gelmeye başladı. Önüme baktığımda bu yol böyle epey ilerliyor gibi gelsede Allahtan ilerideke tepeden sola dönüş vardı da kendimizi birden diğer koyu görür bulduk. Sahile ulaşmamızla kendimizi serinletmek için hemen sulara attık. Su harikaydı. Bütün yorgunluğumuz geçiverdi. Plajda bizim dışımızda sadece bir iki aile vardı. Tesis, duş gibi imkanlar olmadığı için pek tercih edilmiyor sanırım. El değmemiş bakir kalmış. Dönüşte evin reisleri tek tek arama modundaydılar. Merak etmişler. Bir benimki aramadı beni =)) Alışmış artık "tutamazsın ki onu. Çevre keşfi yapmadan, hayatta ayrılmaz buradan" diye dedikodumu yapıyordu peşimden. Akşama doğruda Ayın koyunda denize girdik. Ben inişte iskelenin sol tarafını çok güzel denizin kumu harika göründüğünden oradan girelim istedim ama deniz kestanelerini keşfedince giridik ama denizden çıkmaya gözümüz yemedi.
Akşam üzeri herkes yavaş yavaş ayrılsa da biz en sona kaldık. Gün batımıyla akşam yemeklerimizi yedik. Sac kavurma güzeldi ama balıkları da güzel görünüyordu. Hepsi deniz balığıydı. Sanırım kendileri tutuyorlar. Deniz kenarında yaşasak da nedense çoğu yerde kültür balığı görmeye alışmışız. Ayın koyunun en güzel saatleri bence akşam saatleri idi. Biraz daha kalıp plaja atılan masalarda akşam karanlığında loş ışıkta yemekten sonra oturmaya devam etmeyi isterdim. Gerçi kalsak Ceren Pişti oynamayı bırakacak gibi görünmüyordu. Ama yola karanlıkla kalmayalım diye kalktık. Hepimiz asıl bundan sonra keyfi çıkar konusunda hemfikirdik. Kimbilir belki bir daha ki sefere gece geç saatlere kadar kalırız. Ayın koyu Ercan beyle bağlantı kurmak isteyenler için tel: 0532 2141696
The End.
|






Datça yarımadasının güzel koylarını ve bu yaz yaptığımız Akdeniz turunu yazacağımı söylemiş olsam da, Mart ayından beri gitmeyi planladığımız Ayın koyuna geçen ay iş arkadaşlarımızla gidip güzel bir pazar günü geçirince, öncelikle buranın fotoğraflarını paylaşmak istedim. Yazacak anlatacak o kadar çok yer var ki, hangisinden başlayayım bilemiyorum. 












