Kişisel gezi siteme hoşgeldiniz. Burada fırsat buldukça yapmış olduğum gezilerle ilgili bi takım gezi notlarımı okuyabilirsiniz. Dilerseniz yorumlarınız ile bana destek olabilirsiniz.

Mavi Notlar

Şu bilgisayarıma format atmayı başarırsam size Yuvarlakçay daki treking maceramızı anlatacağım ama fotoğrafları yükleyemiyorum ki... Az bekleyin... Zaten hala bacaklarım ağrıyor kendime gelemedim.

Telif

Mavi Elmas Her Hakkı Saklıdır © 2010. Yayınlanan her türlü resim, bilgi, doküman izinsiz kullanılamaz.

ZİYARET SAYACI

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
........... PDF Yazdır E-posta
Perşembe, 07 Haziran 2007 00:21

 

ImageYağmurda ıslanmış nemli toprak...

dalgalanmış, rengi griye dönmüş deniz...

ve insanın tenini okşayan hafif esinti..

Böyle havalarda dolaşmak daha bir hoşuma gidiyor. Normalde insan ruhu havanın durumuyla aynı değişimi gösterir. Etrafımda ki insanlar içim sıkılıyor, canım sıkkın, çok uykum geldi gibi cümleleri kullanırken ben nedense daha bir dinçleştiğimi hissediyorum.

 

Dün sahilde dolaşırken, birkaç haftadır edindiğim alışkanlığın yarattığı bir refleksle başımı çevirdiğimde, kordon turu yaparken iki ağacın arasına ip bağlamış üzerinde top çeviren sevimli palyaçomuz Alex’i göremedim. Her zaman Ceren’in mutlu bakışlarla onu izlemesini sabırla ve tebessümle bekler öyle devam ederdik yolumuza. İpte yürüyüşünü seyreder, sonra eline aldığı topları çevirmeye başlar arada ipten iner tek tekerlekten oluşan bisikletiyle bir iki tur atardı.

Bıktı mı artık bizim gençlerimizden, yoksa burada zamanı mı doldu bilinmez?  Belki buradan ekmek çıkaramadı. Yada üç beş terbiyesiz gencin densizlikleri mi bıktırdı. Zaman ilerledikçe kendimize ve etrafımıza duyduğumuz saygımız yok oluyor. Yeni yetişen nesile artık biz anne babalar mı yeterli terbiyeyi vermiyoruz acaba? Orada ipin tepesine çıkmış belki marifetlerini sergilemek isteyen, belki üç beş kuruş para kazanmak isteyen kendi yaşıtları gençle dalga geçtiklerine şahit oldum kaç kere. Alex anlamıyor tabi ne dediklerini gülüyor onlar konuştukça sürekli. Hatta öyle bir an geldi ki şımarık kızlarımızdan biri gidip Alex’in üzerinde bulunduğu ipi sallamaya kadar vardırdı terbiyesizliğini. Saygı göstermeyi öğretemiyoruz.

 

Bu hafta sergileneceğini söylediğim, okulun bilim sanat şenliği benim endişeye kapılmama neden oldu. Gözlerim yuvalarından fırlayıp bir medyum gibi geleceğimi gördüm ve hiç hoşuma gitmedi. Ceren’in bu yıl ki performans ödevlerini, bunlara harcadığım zamanı ve koşturmayı hesap edip biraz daha ileri ki senelerde uğraşma ihtimalim yüksek olan karşımdaki örnekleri düşününce bir baş dönmesiyle yerimde sallandım. Artık nasıl bir yüz ifadesi ve nasıl cümleler kullandıysam üst sınıflarda oğlu olan bir arkadaşım ‘Endişelenme. Bunları eve getirmiyorlar okulda yapıyorlar’ diye beni yatıştırmaya çalıştı. Ama yine de içimin pek rahatladığını söyleyemem. Ceren’lerin üçüncü defa sergilediği vals gösterisini seyrettikten,  ve gelecek yıllarda kafa patlatacağı(m) buluşları iyice inceledikten sonra şimdiden gelecek planları yaparak döndüm evime.  

 

 
Joomla SEF URLs by Artio
VALID CSS   |   VALID XHTML