Tire Köftesi Tirede yenirİzmir civarlarında yaptığımız Efes harabeleri, Yedi uyuyanlar, Meryemana evi ziyaretlerimizin ardından son durak olarak kendime Selçuk ve Şirince bırakmıştım. İkindi saatinin yaklaşmasıyla birlikte Ceren’in ‘acıktım ben’ nidaları baş göstermeye başlayınca Şirince ziyaretimi ertelemeye karar verdim. Çünkü Şirince ve Selçuk'a ayırmak istediğim vakit biraz fazla. Akşam yemeği ile vakit kaybedeceğime göre hava kararmasına yakın Şirince'yi istediğim gibi gezemeyeceğimi düşündüm.
Neden GeziyorumÜlkemizin toprakları o kadar kıymetli ki, hem muhteşem bir doğaya sahip müthiş güzellikler sergiliyor bize ve tarihte o kadar önemli kentleri, o kadar önemli olayları bünyesinde barındırmış ki her yeri gezerken ayrı bir tarih, ayrı bir doku hissediyorsun. Ben gezdikçe bunların önemini daha da farkediyorum.
Elmas1974 doğumlu..1995 ten beri çalışan, 1998’den beri evli, 2000 yılından beri İrem Ceren'in annesi, 2008 yılından beri İzci lideri, Seyehat etmeyi, fotoğraf çekmeyi, yemek yemeği, dalmayı, yürümeyi, denizi, hayal kurmayı, plan yapmayı, yazmayı, yeni şeyler denemeyi, ona buna merak salmayı seviyor.
DostlarımBazen kara bulutlar dolaşır üzerimizde, umutların bittiğini sandığımız anlarda anlamsız karamsarlıklar kaplar yüreğinizi, neden olduğunu bilmezsiniz, yada nedeni aşikardır, belli veya belirsiz bir sebebi vardır hüznünüzün, ama etkisi aynıdır somurtmaya başlarsınız, hiçbirşey açmaz sizi çareler üretmeye koyulursunuz, '
EkibimYazı ve Dizgi Bölümünden; Müşerref 9 Parmak Daktilograf; Hüsnü Araba Yıkama Sorumlusu; Selim Gezilerde Park Yeri Bulma Sorumlusu; Hidayet Gezilecek Yer Araştırma Sorumlusu: Haritacı Veysel Gezi-Sefertası Hazırlama Sorumlusu; Mübeyye Buyur Abla, Bişi Mi Lazımdı Sorumlusu; Kaan Site Yorum ve Dert Dinleme Sorumlusu; Perihan Yarın Napçaz / Ne Yazcaz Sorumlusu; Sedef Gezi Çerez/Abur Cubur Sorumlusu; Fikret Site Gece Bekçisi; Muzaffer |
| Dalış/Scuba |
| Deniz İzciliği |
| Çadır Kamp |
| At Sırtında |
| Treking |
♣Yakında Mavi Elmas'ta.♣

Alanya Tatili

Akbük koyu

Damlataş Mağarası
yazıları hazırlanıyor........







| Sakinim |
|
|
|
| Pazartesi, 15 Şubat 2010 22:37 | |
|
Bu günlerde biraz mahsun bir kız oldum ben. Canım yazmak, bir yerleri anlatmak istemiyor. Halbuki anlatacağım yerler listesi uzadıkça uzadı. Oysa ben bana yakışmayacak kadar sakin bir kadın tavırları içinde günlerimi geçiriyorum. Sakinlik ve ben pek yanyana duran bir ikili değiliz halbuki. Keyifli bir günün sükunet içinde geçen havası içinde ani parlayan, gözlerinden şimşekler çakan, sesi yüksekten uçan bir profil çizebiliyorum. Bu yüzden üzerimdeki bu gevşekliğin, hararet göstergesinde ki inişin sebebi acaba orta yaşın bana verdiği ruhani etki mi? İçimdeki yaramaz duruluyor mu yoksa... niye olmasın..
Hayallerimi sık sık durgun denizin üzerinde aheste aheste ilerleyen küçük bir yelkenli süslüyor. Güneş yakmasın hafif hafif gözleri kapalı yüzümü ısıtsın, meltem hafif hafif dokunup geçsin. Hayalleri süsleyen hep bir sakinlik nedense... Anneme gittiğim geçen haftalarda kimseyi uyandırmamak için çok sessiz hareket ettiğim bir sabahın erken saatlerinde elimi uzattığım çekmecede yıllar öncesine ait günlüklerimi seyrettim uzun uzun. Onların sadece kapaklarına dokunabilme cesaretim var. Tek bir sayfasını bile açamıyorum. Benim gibi çocukluğu ve gençliği çok mutlu geçmiş biri için yadırganacak bir şey sanırım ama bundan korkuyorum. Sanırım hayatla ilgili kontratımı sorgulamama sebep olacağını düşünüyorum. Aslında hepimiz çok kereler arkamıza bakar ve keşkelerimizi sorgularız. Ama bir günlüğü okuyup o anlara bugünün penceresinden bakarken o sayfalardan çok keşkeler çıkar mı acaba? düşünüyorum. Acaba kaç keşkem var. Keşke böyle yapmasaydım diye sorarsam ne çıkacak karşıma... Yaşamla yaptığımız kontrata bakıp benim bugün şu an burada olmamı sağlayanın değiştirmek istediğim keşkeler hatta yanlışlar olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden bana bir şans verlise bile aynı keşkeler ile birlikte sanırım aynı sayfaların altına imza atardım. Siz ne düşünüyorsunuz...
|