Yedik-İçtik-Aldık
Marmara
Ege
İç Anadolu
Akdeniz
G.Doğu Anadolu
Karadeniz
Mağaralar
Doğa Aktiviteleri
| Dalış/Scuba |
| Deniz İzciliği |
| Çadır Kamp |
| At Sırtında |
| Treking |
Yol Hikayeleri
Yaşamdan
Son Yorumlar
- değirmendere dört yol kokorec inanın tek gecerim b...
16.05.12 15:25
Yazan adinc - arkadaşlar onu bunu bilmem cok yerde kokorec yedim...
16.05.12 15:22
Yazan adinc - Evet Memet. ne yazık ki bu kötü haberi dün aldım. ...
15.05.12 11:29
Yazan Mavi Elmas
ZİYARET SAYACI







Neden Geziyorum?
Ülkemizin toprakları o kadar kıymetli ki, hem muhteşem bir doğaya sahip müthiş güzellikler sergiliyor bize ve tarihte o kadar önemli kentleri, o kadar önemli olayları bünyesinde barındırmış ki her yeri gezerken ayrı bir tarih, ayrı bir doku hissediyorsun.
Su Altında
Bu sefer su altına sizleride götüreyim, tek çekimlik fotoğraf makinasıyla yapılan denemelerimizi paylaşayım istedim...Bambaşka bir dünya, başbaşka hisler.. Fazla söze gerek yok.. siz de denemek istermisiniz?
| Bigalı Köyü |
|
|
|
| Çarşamba, 25 Haziran 2008 21:08 | |||
|
Köyün her tarafında aynı şekilde tadilat görmüş, al bayraklarla donanmış evler gözü okşayan bir uyum içinde dikiliyor karşımıza. Köye gelmemizin en büyük nedeni Çanakkale savaşları sırasında Mustafa Kemal ATATÜRK'ün ikamet ettiği evin burada olması. Önce bir dinlenelim dedik. Meydandaki çay bahçesinde çaylarımızı yudumlarken etrafı seyretmek ayrı bir güzellik. Sanki günün bütün yorgunluğunu alıyor bulunduğumuz yer. ![]() Kahvenin tam karşısında dikilen ev dikkatimizi çekiyor. Giren çıkan çok olduğuna göre Atatürk evi burası olmalı diyoruz. Kapının üzerinde 19 Tümen Karargah müzesi yazıyor. İçeri girdiğimizde ise yanıldığımızı anlıyoruz.
Burası ayrıca yapılmış kücük bir müze. İki katlı. Birinci katında savaş zamanında kullanılan yöresel giysilerden eşyalara o tür şeyler sergileniyor.
Üst katta ise bir kaç oda var. Camekan içinde savaştan kalma mektuplar, mermiler, savaş ganimetleri sergileniyor. Müze giriş ücreti 2 YTL. Fiyatı uygun gibi görünse de bence içinde mektuplar dışında çok fazla ilginç eser yoktu. Bir kaç metre ilersinde çay bahçesinin yanında ki dükkanda da aynı savaş silahları, kurşunlar ücretsiz sergileniyor.
Atatürk Evi Karanfil sokakta olduğunu öğrendiğimiz Atatürk evini buluyoruz sonunda. Daha önce izcilerin 25 Nisan sabahı yaptığı 57. Alay yürüyüşünü anlatırken dedelerinin gecelediği yerde gecelediklerini, onların aşlarından yediklerini ve onların yürüdüğü aynı yolda 10 km. yürüyerek Conk bayırına çıktıklarını anlatmıştım. İşte o köy burası. Çünkü Bigalı köyü Çanakkale savaşlarında 19 Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal'in karargahının bulunduğu birlikleriyle -57. Alayla- ikamet ettiği yer.
Kısa bir tarihi hatırlatma yapalım. 25 Nisan sabahı Anzak kuvvetleri ilk büyük kara çıkarmalarını yaptılar. Bu sırada Mustafa Kemal ve 57. Alay ordu yedeği olarak Bigalı'da bulunuyordu. Top seslerinin duyulmasıyla kendisine ordudan emir gelmemiş olmasına rağmen her yere hakim tepelerin düşman kuvvetlerinin eline geçmesiyle savaşın kaderinin değişeceğini düşünen Mustafa Kemal tüm sorumluluğu üstlenerek 57 Alay'ı ve bir batarya birliğini Kocaçimentepe yönünde harekete geçirdi. Kendisi de durumu izlemek üzere Conkbayırına çıktı. Biliyoruz ki o gün "ben size taarruz değil ölmeyi emrediyorum" dediği 57. Alay kahramanca yaptığı kanlı çatışmalar sonucu en küçük askerine kadar şehit oldu. İşte bu ev bu sıralarda Atatürk'ün kaldığı ev. Sağ taraftaki masa tamamen orjinal. Mustafa Kemal'in geceler boyu başında sabahladığı, dirseklerini dayadığı, önünde haritalara eğildiği savaş planları yaptığı masa. Ve ben onun dirseklerini dayadığı masaya dokundum, oturduğu sedire oturdum, başını koyduğu yatağını, yemek yediği mutfağını gördüm. Çok güzel bir duygu. İnsanın içine işleyen bugünümüzü sağlayanlara yüzbinlerce teşekkürün, duanın az geldiği bir duygu.
Dakikalarca evden çıkmak istemedim. Bir girdiğim odaya bir daha girdim. Öylece seyrettim. Etrafta hakim olan sessizliğin içinde sanki Mustafa Kemal'in yaveriyle yaptığı konuşmalar duyuluyor.
Köy meydanının görüntüsü hoşuma gittiği için köyün içinde de gezmek istiyorum. Her yer aynı taştan yapılarak Opet'in sponsorluğunda yeniden düzenlenmiş. Çok hoştu bence bayıldım köyün görünümüne. Sessiz sessiz etrafı seyrede seyrede yürüdük yollarında. Pencerelerde sardunyalar, yol üzerinde tezgahını açmış yetiştirdikleri erikleri, topladıkları baharatları satan bir yandan muhabbet eden yaşlılar, savaş hatırası eşyaları satan köylüler... Hele o gözlemesi yok mu. El açması sıcacak gözlemeler nasıl güzel gidiyor tavşan kanı çayın yanında.
Paylaşmak istedim bu köyü sizlerle...Mutlaka gelin bu topraklara, hissedin buralarda neler yaşandığını, nasıl kahramanlıkların yaşandığını, nasıl kazanıldığını.. Ve sakın benim yaptığım hatayı yapmayın. Bigalı köyünü atlamayın.
|






Çanakkale deyince akla ilk gelen Gelibolu yarımadasını kaç kere gezdiğimi ve gezdirdiğimi bende bilmiyorum. Her seferinde gitmeye niyetlendiğim ve yine her seferinde atladığım bir yer var o da Bigalı Köyü. Kilitbahir'den başlayıp Seddülbahir'e, Şehitler Abidesine inen ve Conk Bayırına dönerek -en azı 5 saat sürerek- son bulan gezi güzergahının verdiği yorgunluk ve köyün biraz terste kalmasının verdiği duyguyla "bir dahaki sefere" diyerek dönerdik Eceabat'a. 












